
Son Eklenenler
- Nilüfer Belediyesi THM Korosu Konser Videosu / 28 Ocak 2010
- Nilüfer Belediyesi Yurttan Sesler Korosu / TRT FM Radyo Kaydı
- Niüfer Belediyesi THM Konseri / 22.04.2010 / Konser Fotoğrafları
- Yurttan Sesler Topluluğu Koro-Solo Konseri / 22 Nisan 2010 Perşembe
- Bursa Barosu THM Konseri - 27 Nisan 2010 Salı

| MUZAFFER SARISÖZEN |
Muzaffer Sarısözen, 1899 yılında Sivas ilinin Cami-i Kebir mahallesinde doğdu. Babası Sarıhatipzadelerden Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi, annesi Zeliha Hanım´dır. Sivaslılar, Sarıhatipzadeleri " Saçlıefendiler " diye bilirler. Ve Sarısözeni de "Saçlıların Muzaffer" diye tanırlardı.İlkokulu Sivas'ta bitirdikten sonra,lise öğrenimine de Sivas'ta başladı.Ancak öğrenimini tamamlamadan Sivas Valiliği tarafından müzik öğrenimi görmesi için İstanbul Belediye Konservatuarına gönderildi.Burada 4 yıl öğrenim gören Sarısözen,bir süre konservatuar müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu'yla ile birlikte forklorle ilgili çalışmalar yaptı.Daha sonra Sivas'a gelerek önce öğretmen okulunda,sonra da lisede müzik öğretmenliği yaptı.Sarısözen ilk müzik şevk ve hevesini ailesinden almıştır. Beş erkek kardeş içinde Kemal ve Abdulkadir Sarısözen de şairidir. Abdulkadir Sarısözen´e şairliği dışında türküler ve halk çalgılarıyla yakından ilgisi olduğu için " Çalgıcı Vali " denirmiş. Sarısözen ailesinin Sivas´taki evlerinin üst çatı katının camları vitray duvarları kütüphane yapılarak arada gizli bölmeler oluşturulmuşturBu gizli bölmelere ud keman bağlama tanbur gibi sazlar konulurmuş. Nakşibendi bir ailenin çocuklarının bu aletleri çalması Sarısözen´in dünyaya geldiği dönemde son derece aykırı bir şey olduğu için böyle bir yola baş vurulmuştur. Sarısözen 1930 yılının Eylül ayında Milli Eğitim Müdürü olan Ahmet Kutsi Tecer ile tanışmıştır. Tecer Sarısözen ile tanıştıktan sonra 1930 da "Halk Şairlerini Koruma Derneği"ni kurar ve Sarısözen genel katip olur. İlk halk şairleri bayramı 1930 da yapılır ve Aşık Veysel bu şekilde ortaya çıkarılır. Bayram sonunda çıkarılan Sivas halk şairleri bayramı adlı bröşürde Sarısözen Sivas halayları başlıklı yazısını yayınlar ve halayların notalarını koyar. Bu büyük bir ihtimalle bizde halaylar hakkında yazılmış ilk notalı makaledir. 17 Ağustos 1937 de Halil Bedii Yönetken, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses ve teknisyen Arif Etikan´dan oluşan grup Ankara´dan Sivas´a derleme yapmak amacıyla giderler. Ahmet Kutsi Tecer Halil Bedii Yönetken´e Sarısözen´i tavsiye ederek gruba katılmasını söyler. Böylece türkülerin resmi olarak değerlendirilmesi Maarif vekili Saffer Arıkan ın zamanında başlar. Derleme grubu Almanya´dan getirlen "Saca" markalı hem elektrik hem de akü ile çalışan alıcı ve verici ses kaydeden makinelerle çalışır. Konservatuarın folklor arşivindeki 10.000 ezginin derlenmesinde, fişlerin doldurulmasında, onun bitmek tükenmek bilmeyen sabır ve azmi büyük rol oynamıştır.Sivas'ta öğretmenliği sırasındaki çabalarından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı yetkilerince 1938 yılında Ankara Devlet Konservatuarı(Ankara Musuk-i Muallim Mektebi)forklor arşivine atandı. Halk müziğiyle ilgili radyo yayınları Sarısözen’in 1938’de Ankara’ya gelmesiyle, önceleri birer ikişer solo program olarak sürmüş, Milli Musiki Sanatkarları Kolu adıyla Türk Halk Müziği ve Klasik Türk Müziği birlikte yürütülmüştür. Halk müziği yayınlarının dikkatle dinlenmeye başlandığı 1938-1941 yılları arasında, müzik yayınları şefi Mesut Cemil Sel, halk müziğinden sorumlu şef yardımcısı ise Sarısözen’di. Sarısözen, o yıllarda Ankara Radyosuna gelip zaman zaman programlar yapan yöre sanatçılarını biraraya getirip ilk halk müziği programlarını başlattı 1940 yılından sonra zamanla artan halk müziği yayınları 1941 yılının sonlarına doğru Sarısözen yönetiminde »Biz Türkü Öğreniyoruz« ve »Yurttan Sesler« adı altında Klasik Türk Müziği korosundan ayrılarak yayınlarını sürdürmeye başlamıştır. Bu topluluk elemanlarının sayıları gün geçtikçe artmış, böylece Türkiye Radyolarının ilk Yurttan Sesler Korosu, Muzaffer Sarısözen’in öncülüğünde resmen kurulmuş oldu. Bu gelişmeyi çağdaş halk müziğindeki birinci kopuş ve yeniden yapılanma olarak adlandırmak yerinde olur. 1943´te Muzaffer Sarısözen, Halil BediiYönetken ve Rıza Yetişen´den oluşan grup Tokat, Amasya, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon´da ; 1944´de Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Muş´ta ; 1945´te Ankara, Çankırı, Yozgat ve Kırşehir´de ; 1946´da İçel, Antakya ve Antalya´da ; 1947´de Çanakkale, Bursa ve Tekirdağ´da ; 1948´de Bolu, Sinop ve Zonguldak´ta ; 1949´ Bilecik ve Eskişehir´de ; 1950´de Van, Kars, Çorum ve Ağrı´da ; 1951´de İzmit´te ; 1952´de İzmir, Siirt, Mardin ve Bitlis´te derleme yapmıştır.Sarısözen derleme gezilerinde kendi çabası ve emeği ile topladığı bağlama, cura, ney, çifte kaval, kemençe, kaval, tulum, davul, zurna, tef, darbuka, gibi bir çok halk sazından kolleksiyon oluşturmuştur. Ayrıca derleme gezileri sırasında kaynak kişiler ile halk oyunlarını görüntüleyen fotoğraflardan bir resim albümü yapmıştır. Ne yazık ki ; ölümünden sonra evi olarak gördüğü , çok değer verdiği, özen gösterdiği arşivi topladığı onbinlerce ezgi ve halk çalgıları kendi haline terkedilmiştir. Muzaffer Sarısözen´in halk müziğine verdiği hizmet kadar halk oyunlarına verdiği hizmet de büyüktür. 1950 yılında İtalya ve İspanya´daki Avrupa Uluslararası Raks Müsabakalarına, Erzurum bar ekibi ve davulcu Kara Yılan, zurnacı Mümtaz Ardıç ile katılır. Madrid´te 68.000 kişinin önünde, Biariz ve San Sebastian´da yapılan 5 yarışmada ekip birinciliği alır. Vedat Nedim Tör Bey in daveti ile Yurttan seslerin başına Muzaffer Sarısözen getirilir. 1946 yılında Yurttan Sesler korosunu çalıştırmaya başlayarak derlenen türküleri koro üyelerine öğretir ve yayınlara başlar . Program büyük ilgi görür. 1953 yılında İzmir´de, 1954 yılında İstanbul radyolarında "yurttan sesler" topluluklarını kurarak, halk türküleri ve oyunlarının yurt çapında sevilmesi ve tanıtılmasında büyük rol oynar.Muzaffer Sarısözen´e kadar radyolarda düzenli ve programlı halk müziği çalışmaları olmamıştır. Yurttan Sesler topluluğunu kurduktan sonra, programlarına kaynak kişileri ve bölge sanatçılarını davet ederek radyo sanatçılarına örnek dersler vermiştir. Muzaffer Sarısözen Yurttan sesler topluluğunu yetiştirerek ilk koral halk müziği icrasını başlatmıştır; toplu bağlama çalma geleneğinin uygulayıcısı olmuştur; halk müziğinde koro seslerini numaralayarak otantik karakterin kaybolmasını önlemiştir. Türkiye’de az sayıda yapılan halk müziğine ilişkin basılı yayınların başında, 1926’da İstanbul Belediye Konservatuarının yayımladığı 14 defter durumundaki »Anadolu Halk Şarkıları« adlı kitapların dışında önemli bir yayın olarak, Sarısözen’in 1941 yılında yayımladığı »Seçme Köy Türküleri« adlı kitabı gelmektedir. Özellikle halk müziğine ilişkin görüşlerini çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlayıp, genç kuşağı halk müziğinin derlenmesi, araştırılması ve tanıtılması konusunda özendirmeye çalıştı.Neriman Altındağ Hanım 1941 yılında Yurttan Sesler Korosuna girer ve Muzaffer Sarısözenle tanışır. 1951 yılında evlenirler. 1952 yılında ise oğlu Memil Sarısözen dünyaya gelir. 1962 yılında Sarısözen prostat rahatsızlığından dolayı devlet Demiryolları Hastanesine yatar. Burada ameliyat olacağını öğrenince diğer doktorlara tercihen özellikle kendisinin öğrencisi olan bir operatöre ameliyat olur. Daha sonra ağabeyi Abdulkadir Sarısözen´in evine çıkar. Tekrar rahatsızlandığında Ankara Hastenesine kaldırılır ve sağlığına kavuşamayarak 4 Ocak 1963 yılında vefat eder. Asri mezarlıkta büyük bir törenle defnedilir. |













Muzaffer Sarısözen, 1899 yılında Sivas ilinin Cami-i Kebir mahallesinde doğdu. Babası Sarıhatipzadelerden Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi, annesi Zeliha Hanım´dır. Sivaslılar, Sarıhatipzadeleri " Saçlıefendiler " diye bilirler. Ve Sarısözeni de "Saçlıların Muzaffer" diye tanırlardı.İlkokulu Sivas'ta bitirdikten sonra,lise öğrenimine de Sivas'ta başladı.Ancak öğrenimini tamamlamadan Sivas Valiliği tarafından müzik öğrenimi görmesi için İstanbul Belediye Konservatuarına gönderildi.Burada 4 yıl öğrenim gören Sarısözen,bir süre konservatuar müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu'yla ile birlikte forklorle ilgili çalışmalar yaptı.Daha sonra Sivas'a gelerek önce öğretmen okulunda,sonra da lisede müzik öğretmenliği yaptı.